2 Aralık 2009 Çarşamba

Anlıyor insan zamanı gelince neden sürekli beklemek zorunda olduğunu,başlayınca bir şeyler çözülmeye öğrenince Tanrının elleriyle bıraktığı işaretleri okumayı...İşte o zaman biliyor insan gerçeken yaşamayı. Anlıyor aslında yaşamanın basit bir şey olduğunu insanların onu zorlaştırmak için çaba harcadığını. Aslında üç beş günlük hayatımızda canınımızı hiç yakmamamız gerektiğini yanmaması değil yakmamak. İnsan kendi canını acıtır çünkü başkası değil kendi yapar bunu. Unutmayı bilmeli önce insan anlamayı bilmeli bilincini yükseltmeli önce kendini benliğini geliştirmeli.. Ancak bunları yaptığı zaman bilir insan gerçekten yaşamayı..

Her şey Tanrının elleriyle yazılmış ne kadar kaderci olmamak istesek de bazı şeylere gücümüzün yetemiyeceğini sadece yetmediğinde anlayabiliyoruz. Oysa bunu bilmeliyiz baştan, çabalamamalıyız değil söylediğim yapmalıyız tabiki mücadeleden yılmadan ama olmadığında isyan olmamalı tepkimiz. Hayatta olan ya da olmayan her şeyin bir nedeni var çünkü önemli olan işaretleri takip edebilmekte. Bir kere başardınız mı takip etmeyi hayat sizi her seferinde gülümsetir bilinç düzeyiniz her seferinde bir daha yükselir. Her şey birbirine bağlıdır çünkü başımıza gelen hiç bir şe tedadüf değildir. Şaşılacak kadar küçük şeyler bile çok büyük olaylara gebedir bazen. Düşünmeliyiz yaşadıklarımız ve hayatımız hakkında bıkmadan yapmalıyız bunu bilinçli bir şekilde. Bunu yapan insanların hayatları mükemmele  yakındır...

0 comments:

Yorum Gönder

İzleyiciler